2 erkek çocuk. Askerlik çağındalar. Kahraman olacaklarından bahsediyorlar. Komando olacaklarını, düşmanlarını bir bir vuracaklarını, tek tek yakalayıp kasaturayla boğazlayacaklarını. Oynadıkları bilgisayar oyunundaki gibi hep alından vuracaklarını, eğilip şarjör değiştirip kalkıp tekrar vuracaklarını, sonra zafer şarkıları söyleceklerini.
Bilemezsiniz. Başınızın 10 cm üzerinden geçen merminin sesini bilemezsiniz. Çarşaf yırtılırcasına attığı çığlığın gözünüzü nasıl yaşarttığını bilemezsiniz. Ayaklarınızın patlayan yerlerindeki yara bantlarının terden gevşeyişini bilemezsiniz. Postalınızın altına yapışmış 15 cm lik çamurun nasıl zor kalktığını bilemezsiniz. Yattığınızda dirseğinizi vurduğunuz taştan ne kadar nefret ettiğinizi bilemezsiniz. Arkadaşınızın sırtındaki mermi yarasına kaç paket tampon sıkıştırıp onu hayatta tutmaya çalıştığınızı bilemezsiniz. Çömez askerin korkup bacağınıza sarılmasını, sizden yardım dilenmesini nasıl savuşturacağınızı bilemezsiniz. Ateş seslerinin çınlattığı kulaklarınızın hiç bir şey duymaz olmasını bilemezsiniz. Çamur bulaşan tetiğinizin tutukluk yapmaması için ne kadar çok dua edebileceğinizi, nelerden vazgeçebileceğinizi bilemezsiniz.
Yalnız bırakacağınız ailenizin, eşinizin, çocuğunuzun verdiği güçle çıplak elle adam öldürebileceğinizi bilemezsiniz.
Kahraman olmak için kimsenin yapamadığı fedakarlıkları yapabilmek gerekir. Arkasına bakan hiç bir kahraman, kahraman olduğu için mutlu değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder